|
|||
![]() |
|||
|
|
|||
|
Sunumlarımız
Lojistik ve tedarik zinciri yönetimi konularında çeşitli seminer ve platformlarda da dile getirdiğimiz görüşlerimiz
- Tedarik Zinciri'nin iç ve dış piyasalarda etkinliği artırmadaki önemi, - Çekme kuvveti (müşteri odaklı hizmet), - Lojistik Maliyetler ( inbound, outbound, WM) - Lojistik etkinlik ve pazar stratejileri ilişkisi
- Tedarik Zinciri'nin iç ve dış piyasalarda etkinliği artırmadaki önemi, Ülkemizde özellikle son dönemde düşen faizlerle birlikte gerileyen finansman gelirleri, şirketlerin karlılıklarını önemli ölçüde etkiledi. Kıyasıya rekabette, pazar oyuncuları arzu ettikleri karlılık marjlarını yakalayabilnek için artık verimliliği ve tasarrufu düşünmek zorundalar. Bu noktada satın alma ve tedarikçilerden başlayarak satış noktalarına ve son müşteriye uzanan Tedarik Zincirinin verimli işletilmesi, maliyetlerin kısılması ve operasyonun hızlanması şirketlere önemli rakabet avantajları sağlayabilir. Çünkü TDY deki performans doğrudan pazar payı, brüt karlılık ve elde tutulan müşteri oalrak geri dönüyor. Uluslararası rekabet girmiş ve hazırlanmakta olan sektörler (ve şirketler) ise bu gerçeğin belki çok daha önceden farkına vamış durumdalar. Daha büyük coğrafyalarda, büyük ölçeklerle çalışan uluslararası piyasalarda malın uygun fiyata, tam ve zamanında pazara sunulabilmesi "olmazsa olmaz" bir şart. Küçülen dünyada etkin tedarik, etkin tasarım ve üretim ile birlikte iş yapmanın önemli sac ayaklarından biri haline gelmiş durumda.
- Çekme kuvveti (müşteri odaklı hizmet), Üretim sistemleri 20 yıl kadar önce itme ve çekme kavramları (pull-push) arasındaki hararetli tartışmayı yaşayıp çözümlediler. Müşterinin yönettiği açık pazarların gelişmesi sayesinde bu tartışmanın galibi çekme sistemleri oldu. Aslında üretimi çok büyük bir iş zincirinin sadece bir parçası olarak görürsek, bu ufak kara kutuyu yönlendiren müşteri çekme kuvvetinin tüm zincire egemen olduğunu kavramak oldukça kolaydır. Sadece müşterinin istediği gibi üretmiyoruz, dahası onun istediği gibi sipariş alıyor, satıyor, teslimat yapıyor, geriye doğru planlıyor, üretiyor ve malzeme tedarik ediyoruz. Tüm tedarik zincirimiz aslında bu çekme kavramının (talep) uzantısı olarak faaliyet gösteriyor. Geleneksel itme (push) tekniklerini kullanan üretim modelleri ve bunları çevreleyen tedarik zinciri kavramının yerini çekme teknikleri kullanan esnek üretim ve onu destekleyen yeni bir perspektif alıyor: talep zinciri
Talep zinciri yönetimi, yönetimin tanımı gerektiği ilgili faaliyetleri planlama, düzenleme, devreye alma ve ölçerek kontrol etme olarak dört temel işleve sahip. Tedarik zincirinin performansının ölçümü ise faaliyetlerin çeşitliliği ve uzanımı açılarından oldukça kritik. Bir performans sistemi tedarik zincirini değerlendirirken öncelikle maliyet, süre, bulunabilirlik gibi temel göstergeleri takip etmeye çalışıyor. Oysa gerek süre, gerek maliyet faktörlerinin birçoğu şirketlerimizde arzu edilen kesinlik ve şeffaflıkta elde edilemiyor. Örneğin, birçok şirket depolama ve nakliye maliyetlerini takip etmeye çalışırken işçilik, stok tutma, satış ve üretim kaybı gibi endirekt ya da gizli maliyetleri tam anlamıyla ayrıştırıp ölçümleyemiyor. Dolayısıyla ilk yapılması gereken tedarik zincirinin performasını ölçebilecek temel göstergeleri belirlemek, ölçüm sistemlerini kurmak ve kuruma bu disiplini kazandırmak. Bundan sonra stratejik anlamda kullanılabilecek birkaç operasyonel göstergeyi, şirketin ana iş /süreç göstergerleri seviyesine çıkartarak üst yönetimin ilgisini sürekli tutabilmek. Maliyet, süre ve karşılama oranlarını izleyebilen bir şirketin ise önü fazlasıyla açık: tedarik zincirinin esnekliği ve iş stratejisine uyumu nihai performans konuları
- Lojistik Maliyetler ( inbound, outbound, WM) Performasın ölçülebilmesi doğal olarak maliyetlerin bilinmesiyle başlıyor. Yurt dışında sabit kıymet ve teknoloji yoğun bir sektör olan lojistik, ülkemizde iş gücünün daha ucuz olması ve ölçek ekonomisinin azlığı gibi unsurlar yüzünden farklı maliyet altyapısı sergiliyor. Maliyetleri tedarik zincirinin her aşamasında yer alan 3 karakteristik alan bazında incelemek mümkün. Giriş lojistiği/kabul, depolama ve elleçleme, çıkış loijistiği/sevkiyat. Her üç alanda da insan, ekipman, malzeme, teknoloji, yapı ve sarfiyattan kaynaklanan gider kalemleri söz konusu. Diğer taraftan muhasebe ve oluşma şekli açılarından bu maliyet unsurların doğru sınıflandırılması önemli. Tanımlama ve sınıflandırma her ne şekilde olursa olsun, maliyet kontrolü lojistiğin can damarı.
- Lojistik etkinlik ve pazar stratejileri ilişkisi Ülkemizde yıllardır değer yaratmayan bir faaliyet olarak görülen, genelde sıradan nakliyecilik/depoculuk olarak algılanan lojistik gelişmiş ekonomilerde daha farklı bir konuma sahip. Avrupa ve Amerika'da birçok sektörde pazar-ürün stratejileri ile lojistik etkinlik organik olarak birbirine bağlı. Dünyanın en büyük perakende şirketleri kendilerini birer lojistik şirketi olara tanımlayıp, lojistiği temel iş süreçleri olarak algılamaktalar. Ürünlerin devir hızları ve yaşam çevrimlerine göre tedarik zincirleri tasarlanmakta. Örneğin konfeksiyonda gelişen moda trendleri, koleksiyon sayılarını yılda iki haneli rakamlara ulaştırmış durumda. Bu talebe ayak uydurabilmek için daha esnek ve süratli tedarik zincirleri tasarlanıyor. Diğer taraftan bir pazara hangi ürünle girileceğine sadece müşteri potansiyeli değil tedarik imkanları da gözetilerek karar veriliyor. Kısacası lojistik ve tedarik yetenekleri artık iş stratejisinin değişmez bir parçası durumdalar.
- Lojistik Optimizasyon
Maliyeti ve performansı esas alan tedarik zinciri yönetimi, doğal olarak lojistik faaliyetlerin optimizasyonuna odaklanmak zorunda. Optimizasyon, mevcut kaynaklar ve kısıtlamalarla mümkün olan en yüksek performansı elde etmeyi amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda temel iş yapış şekillerini değiştirmekten, detaylı mühendislik çalışmalarına uzanan geniş bir spektrumda kararlar almak ve uygulamak mümkün. Optimizasyon teknikleri temel taşıma modlarının seçilmesi, depo konumlandırılması, rotalandırma ve rota kısaltma, depo içi hareketliliğin azaltılması, araç kullanım oranları, yükleme süreleri ve işçilik gibi operasyonun her alanında uygulanabiliyorlar. Lojistik optimizasyonu, her ne kadar teknik bir kavram gibi görünse de aslında bir idari insiyatif, çünkü teknoloji ve ölçek ile doğrudan ilgili. Birçok şirket optimizasyon çalışmalarını kurum içinde yürütebildiği gibi, ölçek ve teknoloji açısısıdan ekonomik olmayacak durumlarda dış kaynak kullanmayı tercih edebiliyor. Dış kaynak kullanma (outsourcing) günümüzde ölçek, teknoloji ve maliyet açılarından kurumların optimizasyon ihtiyaçlarına alternatif bir cevap olabilecek konumda.
|
|||
|
F&L Grup Lojistik Dağıtım ve Depolama Hizmetleri Ltd. Şti.© 2005• Gizlilik İlkesi • Kullanım Şartları
|
|||